26 Temmuz 2007 Perşembe
Sakın geç kalma erken gel
Bu akşam gün batarken gel, sakın geç kalma erken gel, tahammül kalmadı artık, aman geç kalma erken gel. Bu şarkının dizelerinin sahibini padişah her zaman saraya çağırır ve haftalarca da sarayda kalırmış. Hanımı da evde bekler dururmuş, hergün gelecekmiş gibide temiz çamaşırlarını yatağının üzerine bırakır suyunu ısıtır, yemekler yapar, soğuk mezeler hazırlar rakı dolu karafakisinide kuyuya salar rakının buz gibi olmasını sağlarmış. Ve beklenen gün gelir kapı tokmağının sesini duyduğu gibi kapıya koşup açar, hoşgeldin hoşgeldin bey deyip sarılır suyun hazır istersen hemen banyonu yap bende bu arada masayı hazırlayayım der bey banyosunu yapar giyinir ve şefkat dolu bir sesiyle saatler olsun bey der. Masaya otururlar beyinin rakısını doldurur ve bir iki yudum bi şeyler atıştırdıktan sonra sohbete dalarlar o kadar güzel olan bu sohpeti kapının tokmak sesi bozar kadın eyvah der o anda beyine bakar beyinin boynu bükülmüş ne yapayım dercesine yüzüne bakmakta ve bey merdivenlerden aşağıya inip kapıyı açar, kapıyı çalan sarayın habercisidir eline bir kağıt verir bey kağıdı okuduktan sonra ne yapalım deyip hazırlanır kadıncağızın sesi çıkmaz ve uğurlarken "bey bey sakın geç kalma erken gel" der. Gidiş o gidiş saray da sazlar çalınır şarkılar söylenir, kadehler boşalır dolar bu arada sanatçılarımız boş durmazlar herkes yakaladığı anı değerlendirmeye çalışır yeni besteler yapılır, yavaş seslerle birbirlerinin kulaklarına söylerler o arada padişahın gözünden kaçmaz bu tınılar ve bestekarlardan (benim hatırladığım kadarıyla Tatyos efendi) Tatyos efendiye seslenir ne oluyor sanatçılar kendi aralarında bir şeyler mırıldanıyor der, tatyos efendi padişahın yanına gider ve padişaha devletlüm o genç arkadaşımız geçen sefer 24 gün kalmış idi evine gittiğinde helali herşeyini hazırlamış, çamaşırlarını değiştirmiş, sofraya oturup birşeyler yiyeceklerken tam o sırada sarayın habercisi kapının tokmağını vurur ve buraya birlikte gelirler amma buraya, saraya gelirken hanımı arkasından seslenmiş -bey bey sakın geç kalma erken gel demiş, o da kendisine şefkatle söylenen o güzel sözü güftelemiş hep beraber mırıldanır dururlar bana da hadi gel şuracıkta şunu bir güzel bestele deyip dururlar -Padişah neymiş o bestelenecek olan sözler hele bir tekrarla bakayım der -Tatyos efendi elinde hazır yazılı güfteyi okur -Padişah pekte güzelmiş tez bestele ve okuna der. Şarkımız bir güzel bestelenir ve bir güzelde hep bir ağızdan söylerler ve sonunda padişah güftekarımızı yanına çağırır elini omzuna koyar pekte güzelmiş güften , nede güzelmiş o sözler dedikten sonra tatyos efendiye döner herkes izinli, herkes tez evine döne der ve o güzel akşam orada son bulurken başka bir akşamın güzelliği dizeler de şöyle başlar; Bu akşam gün batarken gel./Sakın geç kalma erken gel/Tahammül kalmadı artık/Aman geç kalma erken gel/Cefa etme bana mahım/Sonra tutar seni ahım/Üzme beni şivekarım/Aman geç kalma erken gel.
Gönderen celal zaman: 11:16
Etik
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder